ordu-logo
Son Dakika
21 Nisan 2018 Cumartesi

08 Ocak 2018 Pazartesi, 09:20
OSMAN KAYA
OSMAN KAYA osmankaya@hotmail.com Tüm Yazılar

KONUŞMA KÜLTÜRÜ

 

            Konuşma kültürümüzde günden güne kötüye gitmekteyiz. Bunun birçok nedeni vardır. Bu konu üzerine araştırma yapanlar bilimsel veriler çıkartabilir. Ancak benim belirlediğim belli başlı nedenler şunlardır:

            1.Teknolojik gelişmelerin konuşma oranını azaltması, 2.Hızlı yaşanan zamanda konuşmaların gereken özeni görmemesi, 3.Görselliğin öneminin artması, sözün ve yazının öneminin azalması, 4.Her şeyin çabuk tüketildiği günümüz “tüketim kültürü”nde, konuşmaların hızlıca sonlandırılması yani hemen tüketilmesi, 5.Düzeysizliğin artması sonucunda konuşma içeriklerinin bozulması.

Bu nedenler sıralanıp gidebilir.

Öncelikle çağımızda pek çok şeyi izliyoruz. İnsanların önemli bir zamanı izlemekle geçiyor. Maç izliyoruz, dizi izliyoruz, film izliyoruz, internette oyun izliyoruz/oynuyoruz… İzlerken belki arada sırada konuşuyoruz. Ancak bu konuşmalar gerçek birer konuşma değil. Maçta bir oyuncuya veya hakeme kızıp söylenme biçimindeki bağırmalar, dizideki oyuncularla ilgili kısa yorumlar, internette özellikle gençlerin ve çocukların oyun oynarken çıkardıkları anlamlı/anlamsız sözcükler…

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte, teknolojik araç-gereçler insanın yaptığı pek çok işi yaparak insanın kendisine zaman ayırmasını sağladı, diyemiyoruz. İşimizi kolaylaştıran ve bize zaman kazandıran teknolojik araç-gereçler olmakla birlikte, yine pek çok yeni kullanıma sürülen teknolojik araç-gereçler insanı (özellikle gençleri ve çocukları) esir almaktadır. İnsanoğlu bazı teknolojik araç-gereçlerin sağladığı boş zamanı yine başka teknolojik araç-gereçlerin(cep telefonu, sanal oyunlar, sanal paylaşım siteleri…) esiri olarak geçirmektedir. Yine, kalabalık kentlerde işe, okula giderken sabah akşam yollarda geçen zaman da bir kayıptır.Tüm bu durumlar insan olarak sağlıklı bir konuşma ortamı bulmamızı engellemektedir.

Görselliğin artmasıyla birlikte yazının ve yanında konuşmanın önemi sekteye uğramıştır. Bazıları bunu kaçınılmaz bir gelişme olarak görse de bugün ulaşılan tüm teknolojik gelişmeler bilgiye dayanmaktadır. Bilgi ise yazı/konuşma ve düşünce olmadan üretilemez. Bu gerçek karşımıza şöyle çıkmaktadır, gelişmiş teknoloji üreten ülkelerde kitap okuma ve düşünsel üretim oranı üst düzeydedir. Yani, teknoloji/bilgi üretenler, aslında okumaya, yazmaya ve düşünce üretmeye (konuşmaya) çok zaman ayırmaktadır.

Tüketim kültürüne alışan insanlar, her şeyi (eşya, arkadaşlık, sevgi, yemek…) hızlı tüketmeye alıştıkları için konuşmayı da bir an önce bitirmek isterler. Çoğu zaman cümle bile kurmaz bu insanlar. Hiçbir şeyi derinliğine yaşamayı istemezler. Onun için derin, etkili, güzel, düzeyli konuşmalar da bu insanlar için bir anlam taşımaz.

Çağımız birçok yenilik ve teknolojik gelişme getirmiştir. İnsanoğlu bunlardan olanakları ölçüsünde yararlanmaktadır. Ancak pek çok alanda olduğu gibi “konuşma kültürü” alanında da yozlaşma görülmektedir. Bunun için öncelikle aileler, ev ortamında, tv ve internetle ilgilenme/izleme süresini kontrol altına almalı, ailede çocukların da bulunduğu bir konuşma ortamı oluşturulmalıdır. Okul öncesinden üniversiteye kadar tüm eğitim kurumlarında konuşma içerikli dersler, etkinlikler zorunlu veya seçmeli/isteğe bağlı konulmalıdır. Eğitimin her aşamasında konuşma kültürü kazandırma yolunda gereken uygulamalar yapılmalıdır. Okuyan, yazan, düşünen ve düzeyli konuşan insanların artması dileğiyle…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
istanbul escort gebze escort porno seyret