ordu-logo
Son Dakika
26 Nisan 2018 Perşembe

29 Ocak 2018 Pazartesi, 08:20
COŞKUN ÖZBUCAK
COŞKUN ÖZBUCAK cozbucak52@hotmail.com Tüm Yazılar

Neler oluyor?

 

Geçmiş önemli ama bir deneyim olarak. Hiçbir dönem mutlak değildir. Zaman ve şartlara göre değişimler kaçınılmazdır. Ama nedense geçmişi ‘belirleyici’ olarak kutsallaştırma hatasına düşebiliyoruz.

‘Osmanlıcılık’ anlayışında olanlar var. Osmanlı yaşamını (yönetim biçimi de dahil) kutsallaştırıyorlar.

‘Cumhuriyetçiler’ var, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş dönemini günümüz koşullarında da uygulamak istiyorlar.

Sosyalizm anlayışı olarak kimi ülkelerdeki pratikleri mutlaklaştıranlar da az değil. Her ülkenin koşullarından kaynaklı farklılıkların olacağı bilinir de bilinmezlikten gelinir.

Hatta binlerce yıl öncesini günümüzde uygulamak isteyenlerle de karşılaşıyoruz. Zamanı okuyamıyorlar demiyorum. Zamanı bulanıklaştırıyorlar. Bu anlayış nedeniyle (kendileri de) zarar görüyoruz.

Bugün açısından bir çelişkiyi yansıtan olay var. Ortadoğu politikalarını yüz yıl önce emperyalistlerin çizdiği sınırları mutlaklaştırarak sürdürenler de yok değil. Emperyalistleri eleştirip emperyalistlerin cetvelle çizdiği sınırların kutsallaştıranlar o kadar çok ki…

Dün birlikte olduğunda ‘dost’, bugün ayrı noktalarda olduğu için ‘düşman’ ilan etme anlayışı devam ediyor. Düşmanlığın ve dostluğun sınırını ‘çıkar’ ilişkisi oluşturuyor.

Geçmişten gelen birikiminin bugüne uyarlanmasını dikkate alabilmektir marifet. Bunu dikkate almayanların ‘hüsrana’ uğraması şaşırtıcı olmuyor.

Şöyle kendimizden başlayarak çevremizde ‘dost-düşman’ ilan etme yöntemini anımsayalım. Kim ne zaman dostu, nedeni neydi? Şimdi neden düşman oldu? Ya da, düşman olan bugün nasıl dost oldu? Sorgulayalım, önyargılı olmadan.

Bu nedenle de ‘Ne oluyor?’ diye sormadan geçme olanağı yok.

Geçmiş bir yaşanmışlıktır. İnsanlık tarihi bir süreçtir. Süreci koşullarına ve zamanına göre değerlendirmemiz gerekiyor. ‘Mutlaklaştırırsak’ yanılırız. Sistemin en önemli kişilerinden olan Demirel, “Dün, dündü; bugün, bugündür.’ demişti. Söylenen genel anlamda doğru da Demirel, işine geldiği gibi davrandığı için böyle konuşmuştu. Dün ve bugünün farklığının bilinmesi ve ona göre davranılması çok önemlidir.

******

Metal işçilerinin grevi yasaklandı. Anayasamızda, yasalarımızda ‘hak’ olanları kullanamadıktan sonra yazsa ne fark eder. AKP, 2002 yılında Hükümet oldu. Bu süreç içinde işçilerin demokratik hakkı olan grevleri 14 kez yasaklandı. Bunun 6 adeti OHAL döneminde oldu.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
istanbul escort gebze escort porno seyret