ordu-logo
Son Dakika
25 Nisan 2018 Çarşamba

31 Ocak 2018 Çarşamba, 08:28
GÜRSEL YILDIRIM
GÜRSEL YILDIRIM yildirim.gursel@gmail.com Tüm Yazılar

NEREYE KADAR

 

 

Suriye Devlet Başkanı Esad “Ülkemde ne kadar namussuz, korkak, hain, asalak var ise hepsi kaçtı… Defettim! Bundan sonra onları kabul eden devletler-milletler düşünsün. Ülkelerinde milyonlarca asalağa bakıp, tecavüz ve hırsızlıklara göz yumacaklar.” diyor.

Doğrusu alındım. Ülkemde milyonlarca Suriyelinin bu tanımlar çerçevesinde topraklarımızda serbestçe gezmesi, hatta devletimizin onlara parasal yardım etmesi, “Ben avanak mıyım!” şüphesini yaratmaya neden oldu. Sahi, kendi topraklarının mücadelesini yapmayıp ülkemize sığınan, burada da hakları olmayan yardımla geçinip giden bu insanlar karşısında biz avanak mıyız!

İstanbul/Ortaköy’de banklara oturmuş, sere serpe açılmış, sadece iki gözü görünüp, ağzı üstündeki peçetesini kaldırarak nargilenin marpucunu üfleyen, AVM’leri dolduran, sahilimizdeki çimenlere uzanıp kahkahalar atan bu insanlar kimdir? Ülkelerinde atalarının toprakları yağma edilirken, diğer kardeşleri canları pahasına mücadele ederken keyfi alâ yaşayan bu insanlara uzattığımız yardım eli, boşuna mı bir gayretin ürünü müdür?

İsterdim ki ya Şam ordusunda, ya da ÖSO’da mücadele etsinler. Hangi tarafta olacakları onlara ait seçenektir. Ama vatanlarını savunsunlar.

Peki, biz kötü mü yaptık?

Asla.

Ancak onları yurt içinde dağıtma yerine, sınıra yakın yerde ikametlerini sağlayarak, bir gün topraklarına geri döneceklerini not ederek korumamız altına almalıydık. Şu anda ülkenin hakim başkanı Esad’a karşı da söyleyecek sözümüz olurdu.

Elbette dünyada bir göçmen sorunu var. Göz görüyor, akıl anlıyor; Avrupa’nın derdi başka. Kendine daima tehdit olarak gördüğü Türkiye Cumhuriyeti’nin tutumunu sindiremiyor. Her fırsatta bizi yıpratmaya çalışıyorlar. Ta öteden beri Hıristiyan dünyasının karşısına İslam topraklarını savunan, koruyan Türk varlığından kurtulmak istiyorlar. Müslüman Arap dünyasının hal-i pür- meali belli!.. İstedikleri zaman onları kandırıp birbirlerine boğazlatıyorlar. Yetmedi, bize karşı da düşman olarak kinlendiriyorlar. Kudüs’ deki dramı gören, sahiplenen biziz. Arap Baharı’na çeşni olmayan biziz. Gelin birlik olalım, diyen biziz. Yemen, Irak, Suriye’ de yaşananlar hiç te yüreklerini acıtmıyor. Üzülen, dertlenen biziz.

Demek istediğim şu; Şu anda ülkemizi korumak, savunmak için yaptığımız girişimin özürü yoktur. Haklıyız ve kazanacağız. Ama nereye kadar!.. Nice şehitlerimize mal olacak o toprakları teslim ettiğimiz zaman güvenliğimiz garanti altına alınacak mı?

Biz PKK/YPK eşkıyalığından bıktık. Muhakkak sonunu getirmeliyiz.

Galiba bu konuda Şam Hükümeti’yle işbirliğine gitmemiz gerekiyor. Hiç diklenmenin, kabadayılık etmenin anlamı yok.

Ortadoğu’da oynanan santrancın ne boyutlu olduğunu görmemek mümkün değil. Devlet yetkililerimiz bunu görüyor ve ona göre adımını atıyor. Öyle biliyoruz.

Zeytin Dalı Barış Harekatı’nda devletimize, ordumuza başarılar diliyorum. Tüm yüreğimizle onlarla birlikteyiz.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
istanbul escort gebze escort porno seyret