ordu-logo
Son Dakika
21 Temmuz 2017 Cuma
mobilya

13 Temmuz 2017 Perşembe, 12:22
YAVUZ KALYONCU
YAVUZ KALYONCU yavuzkalyoncu@hotmail.com Tüm Yazılar

Ordu Futbol Tarihinde iz bırakan baba ve oğulları…

Ordu Futbol Tarihinde iz bırakan baba ve oğulları…
Kerpiç Mehmet ile oğulları; Büyük Turgay ve Arif Güney
Ordu futbol tarihinde Babadan oğula geçen futbolcu olma geleneğinde, Öcü Kaptan’dan sonra; Kerpiç Mehmet ve oğulları Büyük Turgay ile Arif, renkli kişilikleri ve Ordu için, Orduspor için yaptıklarıyla unutulmazlar arasında yerini alan örnek futbolcularımızdan.

 

Alaattin Benal-Rıza Şimşek-Kerpiç Mehmet.

Yayla meraklısı olan PTT Müdürü Kerpiç Mehmet: Efsane Lise müdürü, Kayın biraderi Rahmi Şahin Odabaş ile Yaylada.

Yiğit lakabıyla anılır. Güçlü fiziği, sert ve etkili futboluyla kaya gibi sağlam anlamında Kerpiç lakabı takılan; Mehmet Güney 1920 doğumlu; Ordu’nun 7 bin nüfuslu olduğu yıllarda Ordu’da yaşayan, ticaretle uğraşan bir ailenin çocuğu. Babası Arif Güney, 1877-78 Osmanlı Rus savaşları sırasında Gümüşhane’den Ordu’ya ilk gelenlerden. Dört yıl yaptığı askerlik sırasında, Dersim savaşında ensesinden giren bir kurşunla gazi olmuş. İyileşince Ordu’ya dönüp, Ordu’dan Gölköy Mesudiye arası tuz, şeker ticareti yaparak ailesinin geçimini sağlamış. En büyük oğlu İsmail; Değme Mühendislere taş çıkartırcasına inşaatlar yapıp ustalığı ile nam salmış. Bir oğlu Kemal Güney; İcra müdürlüğü yapmış diğer oğlu Mustafa Güney Tapu Müdürlüğü yapmış. Kerpiç Mehmet te PTT Müdürlüğü yapmış.
2016 yılında kaybettiğimiz Rahmetli Mehmet Güney; Futbol ile ilgili geçmişini kendi ifadesi ile Oğlu Turgay’ın Jübilesi için çıkartılan kitapçıkta şöyle anlatmış;
“Futbol deyince aklıma Spor Yıldızı gelir. O sarı siyahlı takım, Başkan Yekta Karamustafaoğlu, Kaptan Öcü Kadir, Kara Mehmet, Seyfi, Kosti Sabri, Ali Bebek, Kemal Top, Sıtkı Ataoğlu, Ali Ataoğlu daha kimler kimler ve ortaokul çağlarında bu efsane takıma girmeyi başaran ben. Ne günlerdi o yıllar, karşımızda Gençler Yurdu vardı. Aga Sebahattin, Ayı Nihat, Hacı, Haris, Nedim ve diğer efsane isimler. Kaptana, Başkana saygı, yat denince yatar, kalk deyince kalkardık. Özü saygı olan sevgi ile büyüklerimizin dediklerini yapardık. Kravatsız gezmezdik. Bu terbiye ile büyüdüm ve bu terbiye ile çocuklarımı büyüttüm.

Millet düzünde yapılan bayram törenleri sırasında; Spor Yıldızı takımı protokol önünde resmigeçitte.

1936. Orta Okul yıllarında Spor yıldızı takımına girme başarısı gösteren Kerpiç Mehmet’i bulmak zor olmasa gerek.

Güney Kardeşler; Turgay ve Arif’in, Amatör olarak futbol a başlamaları
Kerpiç Mehmet’in kendi gibi futbolcu olan iki oğlu 1951 doğumlu Turgay ve 1953 doğumlu Arif, babalarından küçük yaşta gördüğü, anlatılanları dinlediği evde sokakta, büyüklerin sohbetlerinden şahit olduğu futbolculuk hikâyeleri ile büyüdükleri için, armut dibine düşer misali okulda başlayan futbol hayatlarına, amatör futbolda Esnafspor’a geçerek devam ettirdiler. Okulda öğretmenleri disiplini ile meşhur, dedeleri, Hamdi Odabaş’tı. Dersten taviz vermeyip, ders aralarında futbol oynayıp rahatlamalarına izin veriyordu. Çocuk fazla enerjiyi atıp dersi dikkatle dinlemeliydi. İlkokul ortaokul derken lise yılları gelmiş, fizik olarak gelişen iki kardeş mahalle maçlarında göz doldurmaya başlamışlardı. Bundan sonrasını Büyük Turgay’dan dinleyelim.
“Şarkiye ve Elmalık mahallesinde beraber oynayıp büyüdüğümüz unutulmaz maceralarımız olan arkadaşlıklarımız oldu. O zamanlar her şey daha farklı idi. Erbil Akyürek, Puro, Mollo Halil, Mustafa Aktaç, Halil abi, Şaban abi, Kinamanın Sali, Şair Ali, Yıldıray Örenç, Atanur, Ömer Dağaşan gibi, birbirine bağlı, büyüğüne saygılı küçüğüne sevgi dolu bir mahalleydik. Birimizin derdi hepimizindi.

1968 yılının yağmurlu bir tatil gününde kendi aramızda futbol oynarlarken oyunu takip eden; aslen terzilik yapan spor adamı Aziz Tokat, Güzelordu ilkokulu bahçesinde çamura ve yağan yağmura aldırmadan, maç yapan çocuklar arasında bizi izlemiş, kim olduğumuzu zaten biliyordu, çünkü elbiselerimizi babam ona diktiriyordu. Maçı izledikten sonra yanımıza yaklaşıp; ‘Yarın yanıma gelin sizi takıma alacam’ Dedi. O Sıralar idmanyurdu ’da bizi istiyordu, Aziz abiye; ‘Abi bizi başka takımlarda istiyor ne yapalım’ Deyince; ‘Bizim takım hep bu mahallenin çocukları sizi başka takımda ezerler oynatmazlar’ Diyerek ikna etti.

1968 Esnafspor: Göbek Metin, Kozum Ali, Piliç Necmi, Erbil Akyürek, Hicabi Köksal, Seyfi Odabaş, Doğan Yiğit, Aziz Tokat. Oturanlar: Rahmi Aktaş, Puro Apo, Ömer Dağaşan, Arif Güney, Turgay Güney, Selahattin, Dişçi Muzaffer.

Ayni yılda lisede okumaya başlamıştık. Orada da okul müdürü olan Disiplini ile meşhur dayımız, Ordu Lisesinin efsane müdürü Rahmi Odabaş ve beden eğitim öğretmeni Erdoğan Çinel vardı. Babamdan başlayan disiplin altındaki yaşantımız, dedemiz öğretmenimiz Hamdi Odabaş ile devam etmiş, şimdi de onun oğlu dayımızın gözetiminde devam ediyordu. Her şeyimiz kontrol altında idi. Kerpiç Mehmet’in oğulları olarak babamıza yakışır davranıp örnek olmak durumundaydık. Ordu lisesi futbol takımında hep Ordu birincisi olup gruplara ve Türkiye finallerine katıldık. Ayni zamanda Kara Ali bizi Ordu Genç karmasına seçti. İl Karması ile Türkiye şampiyonu olduk. Rahmetli Kara Ali abinin bir sözünü hiç unutamam;
‘Kafada Beyin, ayakta kuvvet, içerde yürek olacak.’

Türkiye şampiyonu Ordu Genç karması: Salih-Orhan-Aydın-Osman-Arif Cüneyt. Oturanlar: Güven-Turgay, İbrahim-Yusuf-Erdoğan.

Lise takımı da bizim zamanımızda iki kere Türkiye Şampiyonu oldu. Türkiye’yi temsilen yurt dışına Kanada’ya gidecektik pasaportlar çıkartıldı her şey hazırlandı. Terör yüzünden seyahatimiz iptal oldu. 1970 yılında liseyi kardeşim Arifle beraber bitirdim.

 

1969-70 Esnafspor: Kovboy Talat-Göbek Metin-Aydın Yıldırım-Arif-Vahap-Erbil-Mollo Halil-Oturanlar: Cengiz Çol- -Hicabi- Muzaffer -Şevket.

Turgay ve Arif’in Ordu sporlu Günleri…
İki yıl Esnafspor’da futbol oynadık. 1970 yılında Orduspor’a Salih Aydoğan, Rahmetli Edip Bacınoğlu ve Öner Piroğlu ile birlikte transfer oldum. Arif benden iki yıl sonra geldi. Sakarya maçı ile futbola başladım. Hocamız Tamer Güney’in benim futbolumda çok önemli katkıları vardır. Beni ön libero oynattı. Aralıksız 15 yıl süren başarılı bir futbol hayatım oldu. Hiç kırmızı kart görmedim. Takım olarak ta hiç maç satmadık.
Çakal Turgay lakabı…
Bir Trabzon maçı öncesi Ünye çamlık otelde kamp yapıyorduk. Tamer Güney maçın önemini vurgulamak için bir konuşma yaparken beni ayağa kaldırıp; ‘Bakın takımın en gençlerinden Turgay gibi herkes maç içinde gayretli, hakemle ve seyirci ile uyumlu tatlı sert futbolu ile rakibi yıpratıcı, rakibe faul yapsa bile koşup onu yerden kaldırarak centilmenliğini gösteren bir oyuncu olursanız maç bizimdir’ Dedi. Sonrada Turgay gibi aklınızı kullanın, akıllı uyanık olun diyeceğine; ‘Turgay gibi Çakal olun’ Dedi. Kampta herkes gülmekten yerlere yattı. O günden sonra Çakal lakabı üstüme yapıştı kaldı. Lakabımı seviyorum Türk futbolunda ve Orduspor’dan çok Turgaylar gelip geçecek, ama Çakal Turgay bir tane olacak.

Fikret-Öner-Hasan-Yavuz-Tuna-Erol. Oturanlar: Aydın-Üstün-Arif-Levent-Turgay.

Orduspor o yıllarda kendi öz çocuklarına değer veriyordu. Araya bazı takviyeler yapıyorlar, onların da biri gelip biri gidiyordu. Başarılı iyi futbolcular tavsiye üzerine iyi referanslarla gelip oynuyorlardı. Bizler hep kalıyorduk. Hem gelenlerden az para alıp, hem daha can siperhane oynuyorduk. Çünkü Ordu bizim her şeyimizdi. Tribünde bizi izleyen bizim için çarpan yürekler vardı. Onları üzmeye hakkımız yoktu. Simit satıp para biriktirip maça gelenler vardı. Orduspor onun için yıllarca bizim gibi düşünen kendi evlatlarıyla başarılı oldu. İdarecilerimiz hep bu düşüncede transferler yaptı. Alt yapıya önem verdiler.

1970 yılında; Babamın da gururlanıp maç sonrası alnımdan öptüğü, Beşiktaş’ la oynadığımız bir hazırlık maçında Kaleci Aydın’a kırk metreden attığım gol sonrası Fikret abi ve Hasan’ın sevincime ortak olmaları.

1974 yılında Şampiyon olduğumuzda Ordu’nun nüfusu 26 bin idi ve tribünde 13 bin seyirci vardı. 1975 yılında Arif’le birlikte; Ankara Ticari İlimler Fakültesini bitirdik. O Yıllarda devam mecburiyeti yoktu. Takımda hemen herkes üniversite mezunu idi.
Bu arada Ordu spordan Kardeşim Arif, Salih’le beraber Ümit Milli takıma çağırıldı.

1975 Türkiye Ümit Milli takımı: Teknik direktör Doğan Andaç-Adnan Sezgin-Ayhan Akbin-Salih Aydoğan-Hüseyin Tok- Fatih Terim-Antrenör Çetin Güler- Sadık İşçan- Cengiz Yazıcıoğlu- Kadir Özcan-Rasim Kara. Oturanlar: Bahattin Demircan- Arif GÜNEY-Necati Özçağlayan-Kemal Batmaz-Hayri Kol-Rasim Gürcan-Sebahattin Erbuğa-Selahattin Karasu.

Ümit Milli takımda göz dolduran Arif ve Salih; Bulgaristan’da Balkan oyunlarında ay yıldızlı formayı giyerek bizleri gururlandırdılar. Lig devam ediyordu.

1975-76 Pele Erol-Öner-Papaz Fikret-Necip-Üstün-Salih. Oturanlar: Güven-Arif- Turgay-Hasan- Erdoğan Arıca.

Takım yenileniyor birileri gidiyor birileri geliyordu. Her şey Orduspor’un başarısı içindi. Arif attığı goller ve istikrarlı oyunuyla Ümit Milli takımda arka arkaya maçlar yapıyordu.

1975 Ümit Milli Takım. Balkan Oyunları : Fatih Terim(Galatasaray)-Salih Aydoğan(ORDUSPOR)-Hayri Kol(Samsun)-Ayhan Akbin(Ankaragücü)-Ömer Kaner(Eskişehir)-Rasim Kara(Bursaspor). Oturanlar: Kadir Özcan(Trabzonspor)-Arif Güney(ORDUSPOR)-Rasim Gürcan(Adana demirspor)-Necati Özcağlayan(Trabzonspor)-Sebahattin Erbuğa(Şekerspor).

Bu arada Ümit Milli takımında beraber oynadığı bazı arkadaşlarıyla birlikte A Milli Futbol takımına çağırıldı. 1979. Altta Milli takımla bir hazırlık maçı öncesi.

1979 A milli Futbol takımı: Mustafa Turgut(Altay)-Güngör Tekin(Galatasaray)-Şenol Güneş(Trabzonspor)- Mehmet Ekşi(Beşiktaş)-Sadullah Acek(Göztepe)-Fatih Terim(Galatasaray). Oturanlar: Arif Güney(ORDUSPOR)-Turgay Semercioğlu(Trabzonspor)-Reşit Kaynak(Diyarbakırspor)-Savaş Erol(Adana Demirspor)-Zafer Dinçer(Rizespor).
Birinci lige alışmıştık. Artık yere daha sağlam basıyorduk. Kimse bizden üstün değildi. Biz onlardan korkacağımıza, onlar bizden korksun diyerek maçlara rahat çıkıyorduk.

1979 Uefa kupası Banik Ostravayı 2-0 yendiğimiz maç.

Birinci Lige çıktıktan dört sene sonra ligi dördüncü bitirip Türkiye’yi UEFA kupasında temsil etme hakkı kazandık.Çekoslavakya’nın en güçlü ekibi olan Banik Ostrava’yı Ordu’da 2-0 yenmeyi başardık. O maçta Rize’de 41. Piyade Alayı’nda yedek subay askerlik yapıyordum. Komutanım maçın önemine binaen bana özel izin verdi. Zaten askerliğimin bitimine iki ay vardı. Antrenman eksiğim olmasına rağmen yedek olarak kulübede arkadaşlarımın yanında yerimi aldım. Rakip takım gerçekten çok güçlü idi takım içinde sekiz kişi Çekoslavak milli takımının as oyuncularıydı. O sene üç büyükler kupa maçlarında yenildiler. Türkiye’ye puanı tek biz kazandırdık.

İlk Avrupa tecrübemizdi, final maçına Ordu- İstanbul, İstanbul’dan Pan American’la Belgrad’a geldik. Oradan doğu bloğu uçağı ile eski bir uçakla Prag’a indik araç bulmak için bayağı zorlandık. Yemek için bir yer zorlukla bulduk. Gece olmuştu gideceğimiz yerin dört saatlik bir yol olduğu söyleniyordu. Eski bir otobüs bulundu, her yarım saatte bir otobüs durduruluyor mazot doldurulup motor soğutuluyordu. Takım uykusuzluktan kırılıyordu. Sabaha otele geldik maça çıktığımızda bitik vaziyetteydik. Her şeye rağmen maça iyi başlamıştık. ilk yarım saat maç sıfır sıfırdı. Arif’in bir hücumunda banko bir gol kaçırdık. O top gol olsaydı maçın sonucu farklı olurdu. O dakikadan sonra, beklenen futbolu oynayamayıp elendik.

1981*82Mahmut-Levent-Salih-Şükrü-Arif-Alptekin. Oturanlar: Yücel-Uğur-Güven-Turgay-Üstün.

Koca Arif…
1982-1983 Futbol Sezonunda Arif Denizlispor ile çok iyi bir ücret karşılığında anlaştı. Orduspor’a da çok para kazandırdı. Ümit Milli takımdan üç arkadaşıyla; Göztepe’den Kenan ve Kocaeli’nden Hüseyin’le Denizli’de buluşup iki yıl santrafor olarak futbol oynadı. Denizli seyircisi Arif için marşlar tezahüratlar yazarlarken ona yakışır bir lakapta bulmuşlardı. Arif Denizli halkının Koca Arif’iydi artık. Çok sevilmesine rağmen ayrılığa dayanamayıp Orduspor’a geri döndü.

1982-83 Denizlispor: Kenan-Kadir-ARİF-Yücel-Hüseyin-Metin. Oturanlar: Metin-Mesut-Erol-Tuncay-Remzi.
Arif Denizli’nin unutulmazları arasına ismini yazdırdı. Halen oradaki arkadaşlarınca düğünlere özel günlere davetlere gider oradan arkadaşları Ordu’ya gelirler. Futbolculuğumuz sırasında ikimizin içinde güzel unutulmaz anılarımız oldu.

1984 Sezonunda kendi evimizde üç büyükleri arka arkaya yenmiştik. Fenerbahçe’yi 1-0, Beşiktaş’ı 2-0, Galatasaray’ı 3-0 yenmiştik. Galatasaray maçının son üç dakikasıydı, Orta sahadan topu alıp, Güven’le bir ver kaç yaptık. Raşit’le Fatih Terim’i ekarte etmiş ceza sahasında kaleci Eser ile karşı karşıya kalmıştım. Üç sıfır öndeydik, dördüncü golü atmak üzereydim, Galatasaray ülkemizin güzide bir ekibiydi ve dört gol onlar için çok ağır olacaktı, topa bastım, tamamen iyi niyetle, dönüp Raşit’le Fatih’e; ‘Atmıyorum bu golü’ Dedim bıraktım. Dönüp uzaklaştım. Seyirci çılgınca alkışlıyordu bütün stat Büyük Turgay diye inliyordu. Raşit’le Fatih yanıma gelip bana serzenişte bulundular; ‘Sen İstanbul’a gelmeyecek misin? Bunun hesabını soracağız!’ Dediler. Ben de; ‘zor bulursunuz ben futbolu bırakıyorum seneye yokum’Dedim.

1983-84 Sezonu Ordu Spor.

Orduspor’un Başarısı için ter döken unutulmaz efsane kardeş futbolcular. Üstün- Güven TÜRKÖZER ve Turgay Arif GÜNEY kardeşler. Ayni zamanda bir ilki gerçekleştirip, 1936 Yılında Millet Düzünde Spor Yıldızı formasıyla birlikte futbol oynayan, Ordu futbol tarihinin ilklerinden, Babaları Öcü Kadir ve Kerpiç Mehmet’in yaptıkları gibi ayni takım forması altında 35 yıl sonra bir araya gelmişlerdi.

1984 yılında futbolu 33 yaşımda bıraktım. Benden bir sene sonrada Arif bıraktı. Futbolculuk hayatımız sırasında; Tamer Güney-Kadri Aytaç-Bülent Eken- Fevzi Zemzem- Necip Cemal Gökalp- Lefter –Gürsel Aksel-Fikret Ayabakan-İsmet Arıkan-İsfendiyar-Yener Çelik-Candan Dumanlı-Muhittin Kıpçak-Nuri Asan gibi değerli hocalarla çalıştık.
Futbol hayatımıza çok şey kattı. Futbolu bıraktıktan sonra ikimiz de ticarete atıldık. Ben antrenörlük belgesi aldım. Kısa süre Kadri Aytaç’ın yardımcı hocalığını yapıp, bir senede genç takımı çalıştırdım. Şimdi ticaret hayatımın yanı sıra; Futbola başladığım Esnafspor Kulübünün başkanlığını yapıyor ve yeni Arifler, yeni Turgaylar bulmak için 12 yaş grubundan başlayarak genç sporcuları takip ediyorum.”
Oynadıkları istikrarlı futbol ile Ordunun unutulmaz futbol yıldızları arasına giren iki kardeşi bu sütunlara taşıyarak dünü yaşatmaya çalıştık. O güzel günleri onların sayesinde tekrar hatırlamış olduk.
Sevgili Turgay, Sevgili Arif. Türk Futbol tarihine çok Turgay ve Arifler gelebilir ama, Çakal Turgay ve Koca Arif bir daha gelmez. Rahmetli Babanız Kerpiç Mehmet amcanın yazdığı gibi ona yakışır bir evlat olduğunuz ve Orduspor’a hizmet ettiğiniz için teşekkürler.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Web Tasarım Anında Kredi ordu evden eve nakliyat kredi çekerken instagram takipçi hilesi medyum
izmit escort sakarya escort
porno adana escort konya escort samsun escort bursa escort bodrum escort hatay escort antalya escort mersin escort gaziantep escort