ordu-logo
Son Dakika
22 Eylül 2017 Cuma
mobilya

30 Haziran 2017 Cuma, 10:38
ALİ ÖZTÜRK
ALİ ÖZTÜRK aliozturk@hotmail.com Tüm Yazılar

ORDU’DA TİYATRO SEVGİSİ

 

(Önceki Gün Aramızdan Ayrılan Uğur Gürsoy’un Anısına)

OBKT kurulu tam 53 yıl olmuş…

Dile kolay 53 yıldır bir tiyatro, amatör oyuncuları ile birçok oyunu başarı ile sahneliyor; yalnız Ordu”da değil, yurdumuzun birçok kentinde kendinden övgü ile söz ettirebiliyor.

Başta bu tiyatronun temelini atan sayın Uğur Gürsoy olmak üzere emeği geçen yönetmen, oyuncu, ışıkçı, dekoratörlerle onlara destek olan il yöneticilerini ne kadar kutlasak azdır.

Sayın Uğur Gürsoy’a, bu konuda duayen demek yerinde olacaktır sanırım. Bir çok oyunda başrolü üstlendiği gibi bir çok Ordulu gencin  tiyatroyu sevmesine de vesile olmuştur sayın Gürsoy…

O, oyuncu olarak başarılı olduğu kadar, sağduyulu bir kişi olarak da en kritik anlarda örnek davranışlar göstererek çıkması muhtemel vahim olayları önelemiştir… Bununla ilgili, bizzat tanık olduğum bir olayı  size nakletmeden edemeyeceğim:

Yanılmıyorsam yıl 1968; Ankara”da ODTÜ salonlarında ülkemizdeki amatör tiyatroların oyunları sergileniyor.

OBKT da, tiyatro yazarı Başar Sabuncu’nun sosyal içerikli bir oyununu sahneliyor. Oyunun başrolünü ise Uğur Gürsoy oynamakta, aynı zamanda yönetmeni de…

O zamanlar, Anafartalar Işıklar caddesindeki Ordu Talebe Yurdunda kalan biz Ordulu üniversite öğrencileri, hep birlikte bu oyunu izlemeye gitmiştik. Oyun bitmiş sıra, seyircilerin oyunla ilgili  görüşlerinin alınmasına gelmişti.

Oyun ne kadar sosyal içrekli olsa da seyirciler arasında, o zamanlar en keskin solcu gençlerin ve marjinal grupların karargahı durumunda olan ODTÜ’deki öğrencilerinden bir kaçı, istedikleri devrimcilik mesajını bulamadıklarını söyleyerek oyunu ağır bir şekilde eleştirmeye başladılar.

Yazar merhum Başar Sabuncu, bir şeyler söyledi ama nafile… Gençler tatmin olmuyordu bir türlü… Bu arada bizim arkadaşlardan da sabrı taşanlar, bu öğrencilere tepki göstermeye başladılar. Vahim bir olayın çıkmasına ramak kalmıştı ki, başrol oyuncusu ve yönetmen Uğur Gürsoy sağduyusuyla gençlerin sorularına öyle yanıtlar verdi ki, hırçınlaşan o gençler sakinleşmek zorunda kaldılar ister istemez…

Hatırladığım kadarıyla, oyunun keskin devrimci mesajlar vermediğine tepki gösteren gençlere, birdenbire devrimci mesajlar vermeye kalkmanın toplumda ters tepki yaratacağını anlatmaya çalışan Uğur Gürsoy, nasıl ki hastaya ilk başta yüksek dozda ilaç vermek yerine  azar azar artırarak vermek gerekiyorsa topluma da  devrim mesajlarının bu şekilde verilmesinin gerektiğine vurgu yaptı ve onları bu şekilde ikna ederek yatıştırmayı  başardı…

Ordu’da tiyatroya olan düşkünlük, yalnız oyunculara has bir şey değil; Ordu halkı da tiyatroyu seven bir topluluk.

Bundan  10-12  yıl kadar önce ünlü tiyatro oyuncularından Ayten Gökçer, merhum Erol Günaydın, Lale Belkıs gibi ünlü  isimler, Anadolu turnelerindeki anılarını televizyonda, aralarındaki bir sohbet programında dile getiriyorlardı.

Ayten Gökçer’in Ordu”da geçen öyle bir anısı vardı ki, Orduluların tiyatroya ne kadar düşkün olduklarını,onun bu anısı  en çarpıcı bir biçimde vurguluyordu da…

Ayten Hanım, bu anısını aynen söyle anlatıyordu:

“Biz Anadolu turnelerinde; çoğu yerde tiyatro salonu olmadığından oyunlarımızı sinemalarda oynardık. Haliyle sinemaya, seyircilerle birlikte aynı kapıdan girer, perdenin arkasındaki sahnede giyinip hazırlıklarımızı tamamladıktan sonra perde açılır ve oyuna başlardık.

Hiç unutmam, bir defasında bir Karadeniz turnesine çıkmıştık; Ordu”daydık. Yine bir sinemada oynuyorduk; her zamanki gibi burada da seyircilerle aynı kapıdan içeri giriyordum ki, kapının önünde birilerinin tartışmakta olduğunu gördüm. Haliyle merak edip “Ne oluyor?”diye sordum. Meğer sinemanın sahibiymiş tartışanlardan biri… “Bakınız Hanımefendi !” dedi ve bana gişenin camına yapıştırdığı “Koltuğumuz Kalmamıştır” yazılı kağıdı gösterdi:

-Yerimiz kalmadığından cama bu kağıdı yapıştırdım. Bu adamsa evinden üç tane koltuk getirmiş, “Koltuğunuz kalmadıysa aha ben evden getirdim” deyip içeri girmek için ısrar ediyor.

Baktım gerçekten de adam, bir pikabın arkasına, evinden yüklediği koltuklarla kapıya dayanmış, “içeri gireceğim” diye tutturmuştu.

Adamın bizleri, bu derecede seyretme arzusu ister istemez etkiledi beni… Sinema sahibine “madem bu kadar istekliler bunlara bir yer ayarlayın da içeri alın” diye rica ettim.

Sağ olsun, sinemacı beni kırmadı ve onları koltuklarıyla birlikte içeri alıp hemen sahnenin önüne oturttu. Çünkü, oturtacak başka da uygun yer yoktu sanırım…

Ama gel gör ki, bu defa da onları o halde gören seyirciler başladılar,” Uyyy! Onlar niye orada özel koltuklarda oturuyorlar da biz buralarda oturuyoruz?” diye vızırdamaya… Anadolu turnelerinde, hiç unutamadığım tatlı bir anıdır bu…

Ordululara tiyatroyu bu kadar sevdirenlerden Uğur Gürsoy Ağabey, ne yazık ki O da önceki gün Ordu’da  Hakkın rahmetine kavuşmuş.

Elbette ki, dünya fani,  bir gün herkes göçüp gidecek bu dünyadan mutlaka… Önemli olan, geride ne bırakmışız, ona bakılmalı… Uğur Gürsoy, belki mal, mülk bırakmadı ama saygın bir gazeteci ve tiyatro sanatçısı  olarak adını her zaman saygı ve sevgiyle anacağımız, hemşehrimiz olduğu için gurur duyacağımız güzellikler bıraktı…

Huzur içinde uyusun, mekanı cennet olsun… Ordulular olarak O’nu unutmayacağız.

( Eşi,  değerli Edebiyat Öğretmenimiz Leman Hanıma, oğlu Hulusi Gürsoy ile İlkokul ve Liseden sınıf arkadaşım Av. Nur Kandenir Gürsoy ile diğer aile fertlerine başsağlığı dileklerimi iletirim)

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

instagram takipçi hilesi iptv server viagra
sakarya escort sakarya escort