ordu-logo
Son Dakika
24 Nisan 2018 Salı

26 Ocak 2018 Cuma, 08:50
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI
OĞUZ SELİM YAZICI YAZICI selimoguzyazici@hotmail.com Tüm Yazılar

TATİLDE NELER YAPMALI…

Gücümüzün yettiğince söylediğimiz şey, “Karnenin sadece çocuğun değil ailenin de bir değerlendirilmesi” olduğudur. Aile bu değerlendirme dönemlerini iyi kullanmalı, yapılan çalışmalardan kimsenin kimseyi suçlamadığı, sorumlulukların ortak bir şekilde değerlendirildiği süreçler yaratmalıdır. Bu dönemde çocukların tatili hak ettiği koşulsuz kabul edilmeli, dinlenme ve eğlence mümkün olduğunca yaşanmalıdır.

Bilinçli bir aile ara karnelerde ve ara değerlendirmeleri görmelerini sağlayan sınav, test gibi etkinliklerde “durumun neresindeyiz” analizleri yapmalıdırlar. Çocuğumun eksik kaldığı alanlar nelerdir? Eksik taraflarını nasıl tamamlayabiliriz? Çocuğumun güçlü olduğu alanlar nelerdir? Bu alanları daha da güçlü kılmak için neler yapabiliriz? Gibi sorulara karşılık aramalı ve gerekirse “rehber” yardımı alabilmelidirler. Kendilerine ticari kaygılarla sunulan veya veliyi memnun et gerisini merak etme tarzı yaklaşımların farkında olabilmelidirler. Çok bilinen boksör fıkrasında ki “Ben bu kadar iyiysem beni kim dövüyor?” sorusunun karşılığını aramalıdırlar. Aile mümkünse birlikte film izlemek, sofra hazırlarken birlikte hazırlamak, birlikte yemek yemek gibi etkinlikleri çocukları ile birlikte planlamalı ve yardımlaşmayı, paylaşmayı öne alan aktiviteler düşünmelidirler.

Başarılar göklere çıkarılmamalı, bir anlık başarısızlıklar da dünyanın sonu gibi algılanıp sitemler, küsmeler, vazgeçmeler yaşanmamalıdır. Her hangi bir başarısızlık durumunda çocuğu suçlamadan, çocuğun üzerinde psikolojik baskı oluşturmadan mevcut durumu değerlendirmek, objektif yaklaşımlar sergilemek gerekir. Değerlendirmelerde karne ile sınırlı kalmamak, çocukların yaşıtları arasında ki başarı durumunu da görmek yararlı ve objektif bir unsurdur. Bunun için çeşitli kurumların ülke genelinde yaptığı denemeler değerlendirilebilir.

Kesinlikle yapılması gereken, “sen yorulma ben yorulurum”, “sen yürüme ben yürürüm”, “sen üzülme ben üzülürüm” tarzı yaklaşımları terk etmektir. Çocuk ta ailenin bir ferdidir. Anne babanın nasıl o aileyi geçindirme yükümlülüğü varsı çocuklarında aile içinde yükümlülükleri vardır. Çocukların yükümlülüğü görmezden gelinerek sadece çocuk odaklı bir yaklaşım gelecekte muhtemel bir problemin ana kaynağı olacaktır. Aile içinde ki olmazsa olmaz kural “Herkes üzerine düşeni gücü yettiğince, yapacak” olmalıdır. Evinizde televizyon, telefon vb. araçların kesinlikle kullanılmadığı saatler oluşturmak, bu saatlerde çocuklar ile birlikte okumak, çocuklar ders çalışırken bu etkinliklere yardımcı olmak için çabalamak gerekir. Yoksa ebeveynler televizyon başında, telefon ellerinde “Yavrum sen dersini çalış bize bakma” sözü Jean de La Fontaine’den masallara döner. Çocuklar sizlere son dönemlerin moda sözünü söylerler.

“He… He… Aynen”

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
istanbul escort gebze escort porno seyret